BAŞKAN EYÜP ALABAŞ 

     Yaşadığımız kent maden kenti olduğundan bizim için “ kömürde” “  GMİS de” önemli. Zira kentin kaderi çoğunlukla bu yönde çiziliyor. Uzun yıllar takip ettiğim ve genelde eleştirdiğim GMİS yönetimleri oldu. Eleştiri de önceliğim elbette işçi hakları ve kentin geleceğiydi. Yoksa kim yönetici olmuş kim hangi listeyle seçime girmiş, bunun kararını maden işçisi arkadaşlarımız elbette sağduyu ile karar verdiler ve bundan sonra da aynı sağduyu ile seçmeye devam edeceklerdir. 

  Ancak kurumları temsil yetkisi elinde olan genel başkanlar çok ayrı bir yer tutar. Yönetimler kendi aralarında yaptıkları toplantılarda tartışırlar bir karara varırlar. Bu kararı kamuoyu ile paylaşmak, doğru şekilde ifade edebilmek ve haklı olduğu davayı net anlatabilmek biraz da kişisel donanım, eğitim ve tecrübe ile olabilecek konular. 

  Başlıktaki Eyüp Alabaş’la karşılıklı 2-3 kez 1 çay içimi sohbet haricinde herhangi bir diyalogum olmadı. Elbette bir önceki dönem GMİS genel başkanı olduğu dönemde “ kendisi izleme ve herkes kadar tanıma fırsatım” oldu. 

  Güçlü yönetimler güçlü kadrolarla oluşur. Güçlü ve profili yüksek isimler olmalı sendika veya benzer örgütlerde. Bir çok sorunun olduğu “çalışma hayatında” bu sorunları gereken makamlara taşıyacak güçlü isimlerin “genel başkan “ koltuğunda olmasını savunurum. 

  GMİS genel başkanlığı için sayın Eyüp Alabaş’ın ismini bu satırlara taşımamım birkaç nedeni sizlerle paylaşacağım. 

  2012 yılında özel sektör maden işçiliğinin örgütlenmesi çalışmaları ve bu konuda özel maden işçisi arkadaşlarımızın “ örgütlenmesinin sağlanması” . 

  Maden işçiliğinde taşeron sisteminin kaldırılmasına ilişkin kentimizde yapılan büyük mitinge en büyük işçi ve memur sendikalarının katılımını sağlayarak ortaya koyduğu ilk adım. Ve sonrasında yer altı maden işçiliğinde taşeronluk sisteminin kaldırılması. 

  Soma’da 301 maden emekçisinin hayatını kaybettiği kazada ! özel maden işletmeciliğinin gerçeğini tüm ülkeye televizyon kanallarından net bir şekilde ortaya koyması. 

  Ve SOMA faciasından sonra gündeme gelen çift asgari ücret ve cumartesi tatili konusunda bizzat sayın Alabaş’ın mücadele etmesi hala hafızalarda. 

 Ve belki de daha da önemlisi bu yoğun gündemde Ankara’da bu yasaların çıkması için yoğun mesai harcarken, ona yapılan tüm itirazlara rağmen 2015 taban delege seçimlerinde bölgesine gidip çalışmaması ve orada seçimleri kaybetmeyi göze alması. Düşünüyorum da, bu maden işçisi sırf bu konuda bile Eyüp başkana borçludur. Aynı durumda ben olsam Ankara’da kalıp yasa ile uğraşırdım yada gelip bölgemde seçim çalışması mı yapardım? Sanırım bir çoğumuz vicdanına bu soruyu sormalı ! Günümüzde kimler makamlar için neler yapıyor nelerden vazgeçiyor ? 

  Makamları kazanmak elbette çok güzel bir duygu ama o makamları hak ederek doldurmak büyük donanım istiyor. Ben kentin bu zor günlerinde en büyük Sivil Toplum Kuruluşunda kendini hazırlamış, eğitimi tamamlamış ve yeterli tecrübeyi kazanmış bir ismin olmasını arzu ediyorum. Elbette kararı değerli madenci kardeşlerimiz verecek ama hakkaniyeti de unutmadan oy vermelerini bekliyorum. 

YORUM EKLE

Kayseri Haber