SEÇİME DAİR PARADİGMA

 Sizinle yasaların elverdiğince 31 Mart Yerel seçimleri ile ilgili düşüncelerimi paylaşacağım. Önce bir Fizik formülünü yazayım. Merak etmeyin burada fizik dersi verecek değilim.

   Fizikte; HIZ eşittir ALINAN YOL (bölü) ZAMANDIR. Siyasetle ne ilgisi var derseniz, bir siyasi iktidarın yönetimde olduğu yıllar ve icraatları onun süratini/hızını gösterir. Eğer halk size yeterli iktidar erkini ve yeterli zamanı vermişse artık SÜRATİ görmek ister. Bu yazımdaki soruları ben soracağım. Yanıtları siz okurken kendinize vereceksiniz. Lütfen düşüncelerinizi kimseyle paylaşmayın.

   31 Mart yerel seçimleri size göre bir referandum havasına dönüştü mü? Eğer yanıtlar evet ise bu gelinen tabloda liderlerin “yerel adaylardan “ daha çok meydanları doldurması etkili olmuş mudur?

  Hangi yerel yönetici adayının hangi projeyi açıklayıp bunu size örneklerle gösterdiğine şahit oldunuz ?

  Size göre eğer bu seçimler BEKA SORUNUNA merhem olacaksa TBMM te görev yapan 600 milletvekilinin görev tanımları mı değişti?  Eskiden bu tür konularla Meclis uğraşır ve gereken kararları Hükümetler verirdi. Şimdi yeni gelen Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi bu tip sorunları neden YEREL yönetimlerin de gücünü alamadan çözemiyor? Çözüyorsa neden BEKA sorunumuz var deniyor? Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp. Ben ciddi ciddi düşünüyor ama kendime yeterli bir yanıt üretemiyorum.

  2014 yerel seçimlerinde AKP yüzde 45 oy ile 48 vilayeti kazanmıştı. En yakın rakibi ana muhalefet partisi CHP yüzde 27 ile yalnızca 14 kenti kazanmış. MHP 8 kentte, HDP ise 11 şehirde belediye seçimlerini kazanmış.

  Şimdi yapılacak yeni seçim ülkedeki ne yönetim şeklini değiştirecek bir seçimdir ne de Meclis aritmetiği değiştirecek. Çöpleri kaldıracak temizlik işçilerini, yolları asfaltlayacak ekipleri ve su borcu yatırmaya gittiğinizde sizden bu paraları tahsil edecek veznedarları yöneten ve denetleyen kadrolar işbaşına gelmeyecek mi? Sorun burada mı yoksa özellikle büyük kentlerde İMAR UYGULAMALARINDA döndüğü iddia edilen büyük RANTLARIN olması mıdır? Hiç Belediye Meclis üyesi olmadığım için neler yaşandığını bilmiyorum.

   İnsanlık dışı Bağkur emekli maaşı alan biri olarak hiçbir makamdaki yöneticiyi elimde belge olmadan suçlamam. Sonra o tazminatları neyle öderim?

   Ben bu seçimlerin; çöpçülerin(yeni moda deyimle temizlik görevlilerinin), tahsildarların ve Fen işleri amelelerinin( elemanlarının) başındaki yönetim kadrolarının belirlendiği eski seçimler gibi olmadığını düşündürdüklerinden dolayı tıpkı bir REFERANDUMA gidiyormuş gibi oy kullanacağım. Bu duygu ve düşüncemin sebebi kentimi yönetecek adaylardan çok siyasi parti başkanlarını ortalıkta görmem.

   Ben normal sıradan bir vatandaşım. Yaşadığım mahallede bir sorun olduğunda derdimi anlatacağım isimlerin yönetimde olmasını isterim. Ama iş o kadar büyüdü ki seçilecek Belediye başkanı neredeyse bir muhtar gibi geri plana itildi. Sizi bilmem ama ben; her conta arızasında ANKARA ya dilekçe yazmak istemiyorum.

YORUM EKLE